|
Ringo Starr Richard Starkey, yaşça en büyük olan Beatle dır. Büyük babası Parkin olan soyadını Starkey olarak değiştirmeseydi, bugün onu Mr. Parkin olarak çağırabilirdik. Bu soyad değişikliği Ringo için ailesinin izini arama konusunda bazı karışıklıklara da yol açmıştır. Annesi Elise Gleave babası Richard Starkey ile 1936 yılında evlenmiştir.
Her ikisi de aynı ekmek
fırınında çalışmakta iken tanışmışlar ve evlenmeye karar vermişlerdi.
Evlendikten sonra Starkey ailesinin bulunduğu Dingle mahallesine taşındılar.
Burası Merkeze yakındı, limandan çok uzak değildi. Ayrıca John, Paul ve
George'un doğup büyüdüğü yöreye de yakındı. 7 Temmuz 1940 da sabaha
karşı Madryn Street 9 numarada Ringo dünyaya gelmiştir. Doğum bir hafta
gecikmişti. Doğduğu anda gözleri açıktı ve etrafa bakınıyordu. Annesi o
andaki izlenimlerini komşularına "sanki daha önce de buradaymış gibi
bakıyordu " diye anlatmıştır. Ritchie daha üç yaşında iken ailesi parçalanmıştı. Daha sonra oluşan üç ayrı sebeple bir araya gelmelerinin dışında, Ritchie babasını hiç görmedi. Elise ve Richard kısa bir süre sonra da boşandılar. Dönem itibariyle daha John'un anne ve babası benzer aile dramını henüz yaşamamışlardı. Ringo ve annesi bir müddet Madryn caddesinde kaldılar. Fakat kiranın çok yükselmesi sonucu daha ilerideki 10 Admiral Grove adresine taşındılar. Dört odalı bir evdi. Haftalık 10 shillling kirası vardı (yıl 1940) Elise ailesinden de yarım almasına karşılık geçinebilmek için çeşitli işlerde çalışmak zorunda kaldı. Ritchie okula başlayınca bir barda barmaid olarak çalışmaya başladı. Ritchie dört yaşındayken ana okuluna gitti. İlkokula ise 5 yaşında başladı. (St. Silas's Junior School) 8 yaşına iken apandisiti patladığı için hastaneye yatırıldı. Aynı zamanda karın zarı iltihabı da oluşmuştu. İki ayrı ameliyat oldu. (Myrtle Street Children's Hospital) Ringo Starr: " Ambulans ile hastaneye kaldırıldım. Hemşirelerden birinin mideme doğru bastırdığını ve çok canımın yandığını hatırlıyorum. Ameliyathaneye doğru sedye ile götürülürken bir fincan çay içip içemiyeceğimi sordum. Ameliyattan önce olamıyacağını söylediler. Komaya girmiş ve 10 hafta bu şekilde kalmışım. " Çeşitli aksilikler yakasını bırakmıyordu. Bir kez doğum günü hediyesini açarken yataktan düşmüştü. Hastalığı ciddiyetini koruyordu. Annesi gece iş dönüşünde (barmaid olarak çalışıyordu) sürekli onu gözetim altında tutuyordu. 12 aydan fazla bir süre hastanede kaldı. Okula döndüğünde yedi yaşındaydı. Derslerinde çok iyi değildi. Ne de olsa bir yıldan fazla bir süre okuma yazmadan uzak kalmıştı. Annesinin en yakın arkadaşının kızı Marie Maguire olmasaydı herhalde hiçbir şey öğrenemiyecekti. Marie, Ritchie'den dört yaş büyüktü. Anneleri dışarıdayken Ritchie'ye Marie göz kulak oluyordu. Hastaneden çıktıktan sonra da ona okuma yazma öğretmeye devam etti. 11 yaşındayken "Dingle Vale Secondary Modern School" adlı okula gitti. Bu sırada annesi Harry Graves adlı Londra'lı bir dekoratör ile tanışmıştı. Annesi Ritchie'ye Harry'nin kendisi ile evlenmek istediğini söyledi. Ritchie olumlu karşılamıştı. "Ben her zaman böyle küçük olmayacağım. Büyük annem gibi yalnız kalmanı istemiyorum." demişti. Ritchie 13 yaşına iken Harry ve Elise 17 Nisan 1953 de evlendiler.
Elise çalışmayı bıraktı. Ritchie'yi etkileyen İkinci büyük rahatsızlık bu sırada geldi. Soğuk algınlığı, akciğerlerini etkileyip zaatüreye çevirmişti. Tekrar hastaneye yattı (Önce Mrytle Street sonra Hezzle Children's Hospital) İki yıl boyunca hastanede kaldı. En başından beri Harry ile araları hep çok iyi idi. Ondan nezaketi öğrenmiş, şiddete gerek olmadığını kavramıştı. 15 yaşında hastaneden çıktı, okuması gereken bir yaşta, resmi olarak okul çağını bitirmiş durumdaydı. İyi bir iş bulabilmesi için okuldan durumunu anlatır bir belge istemişti. Fakat kimse onu hatırlamamıştı. Çok uzun zaman okuldan ayrı kalmıştı. Bu şekilde eve döndü. Tamamiyle iyileşmek için bir süre daha bekledi. British Railways'de haftada 50 shilling ücretle postacılık gibi bir iş buldu. Altı hafta sonra işten ayrıldı. Üniforma ve şapka giyme zorunluluğu bir yana vermek zorunda olduğu bir sınavdan başarısız olduğu için işi bırakmıştı. Daha sonra bir gemide 6 hafta boyunca barmenlik yaptı.
Marangozluk ve benzeri bir iş ararken tesisatçılık üzerine bir teklif aldı. Bu bir tür ticaretti ve ticaret iyi bir işti. Marie Maguire: "Zor bir çocukluk çağı geçirmişti. Parçalanan bir aile ve uzun süren iki ayrı hastalık. Sadece ona mutluluk diliyordum. Başarı veya başka birşey değil sadece mutluluk." İki Uzun hastalık, ve daha sonra çeşitli işlerde çalışmak zorunda kalması, onun üzerinde derin izler bırakmış olmalıydı. Bugün okuldaki hiçbir öğretmeninin ismini hatırlamamakta. Hiç unutmadığı iki isim ise Hemşire Clark ve Hemşire Edgington. Üstelik mutsuz bir çocukluk yaşadığını da hatırlamıyor. Aksine mutlu bir çocukluk geçirdiğini düşünüyor.
Ironik olan, durumunu anlatır bir belge istemek için Dingle Vale Secondary School' a gittiğinde kendisini hiç hatırlamayan bu okulun, birkaç yıl sonra orayı adete bir müze haline getirip ve oturduğu sırada fotograf çektirenlerden 6 pence ücret istemesidir.
|
||
| Get Back |
Bölüm Sonu |
Sonraki bölüm |